Küçük işletmelere yönelik önemli karar!

Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Merkez Bankasının alacağı yetkiyle küçük işletmelere ihracatçı olmamaları halinde dövizle borçlanmayı yasaklayacaklarını bildirdi.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Hazine Müsteşarlığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Sermaye Piyasası Kurulu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) 2018 yılı bütçe görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Görüşmeler sonunda söz konusu kurumların 2018 yılı bütçeleri komisyonda kabul edildi.
Şimşek, Merkez Bankasının alacağı yetkiyle küçük işletmelere ihracatçı olmamaları halinde dövizle borçlanmayı yasaklayacaklarını bildirdi. İhracatçılara, son 3 yıllık ortalama yıllık ihracatlarının, belirleyecekleri kata kadar döviz veya dövize dayalı borçlanmaya izin vereceklerini anlatan Şimşek, “Büyük şirketleri de eğer ihracatçı değillerse, mutlaka finansal korumaya zorlayacağız. Yani hedge etmeleri gerekecek. Borca dayalı bir büyüme modeli değil, sağlıklı bir büyüme modeli üzerinde hemfikiriz, bu konuda hiç tereddüt yoktur.” dedi.
Başbakan Yardımcısı Şimşek, şunları kaydetti:
“Örneğin son 3 yılda diyelim ki 100 milyon dolar ortalama ihracat yaptıysa, belki 300 milyon dolara kadar, bunlar da kesin şekillenmedi, bu bir çalışma, belki 3 katı, 5 katı olur bir kata bağlayacağız. Büyük firmalara diyeceğiz ki ‘Siz büyüksünüz, siz profesyonelsiniz, kur riski alıyorsanız o kur riskini yöneteceksiniz kendinizi hedgeleyeceksiniz yani finansal korumaya alacaksınız.’ Ne kendini hedge etme kabiliyeti olan ne de ihracatçı olan küçük firmaların eşik değerlerini belirleyeceğiz. Özetle kur riskini orta ve uzun vadede çok daha güçlü bir şekilde yöneteceğiz. Zaten bu yönde iletişimini yaptık, bu yasal düzenleme ‘torba yasa’da var. Bu yasal düzenleme sonrasında gerekli veriler oluşacak, o eşik değerler belirlenecek, ondan sonra uygulamaya konulacak.”

Başbakan Yardımcısı Şimşek, Türkiye’nin toplam borç stokuna ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye’nin genel yönetim anlamında 2017 ikinci çeyrek itibarıyla içinde kamu, finansal kuruluşlar, finansal olmayan kuruluşlar, hane halkı, tamamen bütün borcun milli gelire oranı yüzde 146. Gelişmekte olan ülkelerde bu geniş tanımlı borç stokunun milli gelire oranı en son IMF tarafından açıklanan rakam yüzde 225. Çin’de yüzde 298, Güney Kore’de yüzde 300 civarında, Malezya’da yüzde 221, Macaristan’da yüzde 220, Brezilya’da yüzde 178, Çekya’da yüzde 165, Polonya’da yüzde 163… Bizden daha düşük borçlu olanlar tabii ki var, mesela Hindistan yüzde 105, Meksika yüzde 98 ama birçok gelişmekte olan ülke ile gelişmekte olan ülkeler ortalamasına göre Türkiye’nin borç yükü, genel anlamda söylüyorum, iddia edildiği gibi yüksek değil ama bu ‘Biz daha fazla borçlanmayı teşvik edelim’ anlamına gelmiyor. Daha fazla borçlanma üzerine bir büyüme kurgusu; asla böyle bir şey söz konusu değil.”
Şimşek, dış borç faiz ödemelerinin toplamının 2002 yılında özel sektör ve kamuda 4 milyar 395 milyon dolar olduğunu hatırlatarak, faiz giderinin milli gelire oranının o dönemde yüzde 1,9 olduğunu ifade etti. Bunun 2016’da 5 milyar 630 milyon dolara çıktığını anımsatan Şimşek, milli gelir içindeki payının da yüzde 0,7 olduğunu belirtti.
Kamu-özel iş birliği projelerinde bütçe ödemelerinin gelecek yıllarda artacağını dile getiren Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü: “2017’de Karayollarına 1 milyar 128, Sağlık Bakanlığına 728 milyon lira olmak üzere 1 milyar 856 milyon liralık ödenek söz konusu. 2018’de bu Karayolları için 3 milyar 600 milyon, Sağlık Bakanlığı için 2 milyar 600 milyon lira olmak üzere toplamda 6 milyar 200 milyon lira. Bunlar bütçelendi zaten. IMF’den teknik destekle kamu-özel iş birlikleri çerçevesinde yaptığımız bütün projelerin çok şeffaf şekilde, düzenli olarak küresel normlara uygun raporlanması konusunda Maliye Bakanlığımız çalışma yapıyor. Küresel normlar anlamında da bu konuda standartları koyduğu için IMF ile bir çalışmamız olacak.”

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmail