GLOBAL BAKIŞ – 22 Ekim 2018 – OSMANLI YATIRIM

Pasif agresif…

 

ABD’nin İran yaptırımları, Kaşıkçı olayı ve Çin’e yaklaşımı kafa karıştırıyor… Geride bıraktığımız haftanın küresel makro veri akışı, ABD’de perakende satışlar ve konut inşaat ve satış verilerinde zayıf bir görünüm sergilerken, faiz artışlarının olumsuz etkisinin gözlenmeye başlandığını düşündürdü. Haftanın en önemli gelişmesi ise, Kaşıkçı olayının gerdiği ABD-S.Arabistan ilişkileri ve S.Arabistan’ın kendisine karşı uygulanacak yaptırımlara cevap vereceği tehdidine rağmen petrol fiyatlarının son 10 günde %7 kadar gerilemesi oldu ki, bu gelişme İran yaptırımlarının 5 Kasım’da devreye girecek olmasına rağmen özellikle ABD petrol stoklarındaki yükseliş sayesinde gerçekleşti. Haftanın kritik diğer konuları ise AB’nin sonuçsuz kalan Brexit zirvesi ve Çin’in kur manipülatörü ilan edilmemesi oldu. AB zirvesi öncesi, İngiltere’nin Avrupa Birliğinden ayrılma süreci olan Brexit’i Birlik adına yürüten başmüzakereci Michel Barnier’in, müzakerelerin önünde bulunan engellerin kaldırılmaları için geçiş sürecinin bir yıl daha uzatılmasını teklif ettiği bildiriliyordu. İngiltere Başbakanı May’in zirvede liderlerle bu öneriye sıcak baktığını söylediği belirtiliyor, ancak zirvede bir uzlaşma çıkmazken Kasım ayında yeni bir zirve planlanmaya başladı bile. ABD Hazine Bakanlığı ise, ülkenin önemli ticaret partnerlerinin Çin de dahil olmak üzere kur manipülasyonu yapmadığını açıkladı. Buna karşılık ise, Çin’in döviz kuruna yönelik faaliyetlerini şeffaf olmamakla eleştiren raporda, “Yuan’da son dönemde yaşanan değer kaybı Çin’in ABD’ye verdiği ticaret fazlasını muhtemelen büyütecek. ABD Hazinesi, Çin’in rekabetçi manipülasyondan uzak durmaya yönelik tahaahhütlerine sadık kalmasına ve döviz kuruna rekabetçi nedenlerle müdahale etmemesine büyük önem veriyor” ifadelerine yer verildi. Rapor sonrası Yuan’ın değer kaybı devam ederken, Yuan son sekiz yılın en zayıf seviyelerinde bulunuyor. FOMC Eylül toplantısının tutanakları, üyelerin genel olarak kademeli faiz artırımlarının devam edeceğini öngördüklerini yansıttı. Ancak birkaç üyenin yakın gelecekte faizlerin uzun vadede öngörülen seviyenin daha üzerine çıkması yönünde görüş bildirmesi şahin mesaj olarak algılandı. Tutanaklara göre, “Birkaç yetkili faiz oranlarının bir süre için ılımlı şekilde sınırlayıcı hale gelmesi gerektiğini ifade ettiler”. Bu ise, Fed faizinin uzun vadede öngörülen seviyenin üzerine çıkabileceği anlamına gelmekte. Öte yandan, Eylül karar metninde yapılan tek değişiklik olan “para politikası duruşunun destekleyici (accomodative) yönde kaldığı ve böylece güçlü istihdam koşulları ve %2 enflasyon hedefine kalıcı dönüşü desteklediği” cümlesinin çıkarılması konusundan da bahsedildi. Üyeler bu cümlenin çıkarılmasının faiz patikasında bir değişiklik sinyali olmadığını belirtirken, bu cümlenin çıkarılması için daha fazla beklenmesi durumunun da nötr faiz oranına ilişkin bir çok belirsizliğin olduğu ortamda yanlış bir sinyal olacağı değerlendirmesinde bulundular. Bu hafta ise, Perşembe günü ECB’nin Ekim ayı toplantısı yapılacak. Önceki toplantıda Banka, faizlerde değişikliğe gitmeyerek politika faizini sıfırda, mevduat faizini yüzde eksi 0.40’ta ve marjinal fonlama faizini de yüzde 0.25’te tutmuştu. Banka, faiz oranlarının en az 2019 yazına kadar bu seviyelerde kalmasının beklendiği söylemini ise yinelemişti. ECB, varlık alım miktarını Ekim’den itibaren aylık 30 milyar euro’dan 15 milyar euro’ya indirmeyi planlıyor. Banka varlık alımlarına Aralık’ta son verilmesini öngörüyor. Geçen hafta yayınlanan Eylül toplantısının tutanaklarında ise, büyümede yavaşlamanın arkasındaki faktörlerin bir kısmının geçici olmayabileceği yorumu yapılırken, zayıf dış talepten iç talebe daha büyük bulaşmalar olabileceği de savunulmuştu. Kısacası, toplantıya yönelik önemli bir politika değişikliği beklentisi bulunmuyor.

Şatış sonrası bekleme haftası… Gelişmiş piyasalar borsaları, önceki haftanın sert satışları sonrası sakin bir hafta (ABD %0.0, Almanya +%0.2, İngiltere +%0.4 ve Japonya -%0.7) geçirdi. Gelişmekte Olan Piyasalar (EM) borsalarında ise Brezilya hariç belirgin düşüşler (Brezilya +%1.0, G.Afrika -%2.6, Çin – %2.2, Rusya -%2.4 ve Türkiye -%0.2) devam etti. Emtia fiyatlarında, tüm alt gruplarda düşüşler gözlendi. Brent petrol haftayı %0.4 azalış ile 80.0 dolar civarında kapatırken, CRB “tüm emtialar” endeksi ise diğer gruplardaki benzer azalışlar nedeniyle haftayı %0.3 gerileme ile geçti. ABD Doları ise, Fed’in şahin bulunan açıklamalarından etkilenerek, Euro’ya %0.4, Pound’a %1.4 ve Yen’e karşı %0.3 değer kazandı. Doların öndegelen gelişmiş ülke paralarına karşı ortalama değerini gösteren DXY endeksi ise %0.6 artışla 95.7 seviyesine çıktı. Bitcoin’da haftalık kazanç %3.8 oldu. ABD Doları’nın EM para birimlerine karşı seyrinde ise zayıf bir görünüm (G.Afrika Rand’ına %0.8, Rus Rublesi’ne %0.6, Çin Yuan’ına %0.1, Brezilya Real’ine %1.9 ve Türk Lirası’na %4.1 karşı değer kaybı) vardı.

Çin’de kaygılandıran yavaşlama… Geçen hafta ABD’de perakende satışlar %0.1 ile beklentinin çok altında artarken, oto hariç satışlar %0.1 geriledi. Öncü imalat göstergeleri NY Fed endeksi yükselirken, Philly Fed endeksi düşüş gösterdi. Konut inşaat başlangıçları zayıf kalırken verilen ruhsat sayısı beklentiyi karşıladı. İkinci el ev satışları ise Kasım 2015’den beri en düşük seviyesine indi. Enflasyon Euro Bölgesi’nde beklendiği gibi %2.1’e yükselirken, İngiltere’de %2.4’e sürpriz düşüş kaydetti. Çin’de ise TÜFE %2.5’e yükselirken, üçüncü çeyrek büyümesi %6.5’e yavaşladı. Bu hafta ise, piyasayı etkileme gücü olan veriler arasında ABD’de önceki çeyrekte kaydedilen %4.2 artıştan %3.3 seviyesine gerilemesi beklenen üçüncü çeyrek büyüme ilk tahmini öne çıkıyor. Ayrıca, Trump’ın Kaşıkçı olayına ilişkin olası yeni açıklamaları takip edilecek.

ECB destek atmazsa durum zor… Geçen haftaya 1.1560 seviyesinde giren parite, FOMC özetlerinin faiz artışlarında yukarı yönlü riske işaret etmesi ile 1.1460’a kadar gerilese de haftayı 1.1510 seviyesinde kapadı. Bu hafta ise, ECB kararları destek vermez ve ABD büyümesi güçlü gelirse paritenin gerilemesi devam edecek gibi durmaktadır. Teknik olarak ise, 50 günlük hareketli ortalamanın altında seyir devam ettiğinden yön aşağı görünmeye devam ederken, 1.15 seviyesinin aşağı yönde tekrar denenmesi beklenebilir.

Bu hafta, ABD’de büyüme ve dayanıklı tüketim siparişleri, Euro Bölgesi’nde ise Ekim ayı flash PMI endeksleri öne çıkıyor… Yukarıda bahsettiğimiz fiyatlamalar açısından, 22 Ekim haftasında veri akışı yoğunluğu korunmakta. ABD’de Çarşamba yeni ev satışları ve flash PMI, Perşembe dayanıklı tüketim mali siparişleri ve Cuma üçüncü çeyrek büyüme ilk tahmini açıklanırken, Euro Bölgesi’nde Çarşamba Ekim ayı flash PMI endeksleri açıklanacak. Bu hafta birçok FOMC üyesinin (Kashkari, Kaplan, George, Mester, Bostic, Clarida) konuşması da bulunuyor. Ayrıca, haftayı %3.19 seviyesinde kapatan 10 yıl vadeli tahvil faizinin yeni gelişmelere tepkisi önemli olacak.

Jeo-Politika: Soğuk savaşa dönüş… ABD Başkanı Donald Trump, Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği ile imzalanan ve nükleer savaş tehdidini azaltmaya dönük atılmış en önemli adımlardan biri olarak gösterilen Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması’ndan (INF) çekileceğini açıkladı. Trump ayrıca, Rusya ve Çin’in yeni bir anlaşmayla gelmediği takdirde ABD’nin kendi silahını üreteceğini söyledi. Bolton’un önümüzdeki hafta içerisinde Moskova’yı ziyaret etmesi ve buradaki temaslarında ABD’nin anlaşmadan çekileceğini iletmesi bekleniyor. Söz konusu anlaşma, eski ABD Başkanı Ronald Reagan ve Sovyetler Birliği lideri Mihail Gorbaçov arasında 1987 yılında imzalanmıştı. Anlaşma uyarınca, menzili 500 ile 5 bin 500 kilometre arasında olan karadan havaya orta menzilli füzelerin yasaklanması öngörülüyordu. ABD, Rusya’yı sık sık bu anlaşmayı ihlal etmekle suçluyordu. Anlaşma kapsamına giren füzelerin sayısı aslında her iki ülkenin elindeki nükleer silahların çok ufak bir bölümünü oluşturuyor. Ancak uzmanlara göre, bu anlaşma imzalandığı dönem itibariyle gelecekte imzalanan ve halen üzerinde görüşmeler yürütülen nükleer silahsızlanma anlaşmaları için de bir örnek teşkil ediyor.

 

 

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti SPK tarafından yayımlanan tebliğ çerçevesinde, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak bir sözleşme çerçevesinde sunulur. Burada ulaşılan sonuçlar, tercih edilen hesaplama yöntemi ve veya yorum tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi sağlıklı sonuçlar doğurmayabilir. Ayrıca burada yer alan bilgiler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir.

Facebooktwitterredditpinterestlinkedinmail