Analizlerde Neden Haftalık-Aylık Grafik?




Merhaba arkadaşlar,

Son zamanlarda dikkatinizi çekmiştir, günlük-saatlikten ziyade, haftalık-aylık grafiklerde analiz yapıyorum. Ve bazılarını da lineer yerine logaritmik grafik üzerinde inceliyorum. Sosyal medyada bir çok analist ezberlenmiş yöntemlerle, kısa vade vur-kaç analizleri paylaştığı için, doğal olarak birçok kişi bu analizlerimi önce bir garipsedi. Ve tabii, 1 haftada borsadan zengin olacağına gönülden inanan, “tavan olur mu hocam” diyen kesim de hiç hoşlanmadı bu durumdan.

Eğer risk seviyorsanız, kaybedince uykunuz kaçmıyorsa, 1 kazanmak için 3 kaybetme riskini alabilecek kadar paranız değersiz ise, ezberlenmiş yöntemlerle analize devam edebilirsiniz elbette. Ama düşen piyasada bile kazanabilmek istiyorsanız, “bukalemun” gibi ortama göre renk değiştirebilmeniz de lazım. Okurken dikkati dağılan arkadaşlar için tekrarlayayım, evet düşen piyasada bile -az risk alarak- kazanç sağlayabilirsiniz! Kaybetmek kaderiniz değil. Ama önce şu 1 haftada köşeyi dönme hayalinizden bir vazgeçin.

Gelelim, düşen piyasada neden günlük saatlik yerine, aylık grafiğe baktığıma. Çok kısa bir cevap vereceğim: Akıntıya karşı kürek çekmemek için. Büyük resmi görmek için. Speklerin tuzak hareketlerine aldanmamak için!

Geçtiğimiz 2017 rallisinde, bazı hisseler yatırımcısını diğer hisselere göre daha fazla zengin etti biliyorsunuz. Çer-çöp hisselerden değil, herkesin güvenilir kabul ettiği, mali yapısı güçlü şirketlerden bahsediyorum.  Mesela asels, krdmd, eregl, sasa bunlardan birkaçı. Maalesef ki küçük yatırımcı, parayı biraz katlayınca bir zafer sarhoşluğuna kapılıyor, o hisse hiç düşmeyecek sanıyor, hissenin fanatiği, hatta avukatı kesiliyor. Asels 40 liralarda iken bir “düşebilir” diyecek oldum, gelen tepkilerle resmen linç edildim. Hele ki 40 liradan 47 ye kadar da gitti ya, ben düşebilir dedikten sonra, külliyen düşman ilan etti bazıları. Şimdi o asels’in baş avukatı kesilmiş yatırımcı kitlesinden eser yok… Benzer kitle, sasa da yaşamını sürdürmekte, hayırlısı…

Peki madem, duygulardan arınmaya çalışarak, hatta hissenin adını da kapatıp, bir bakalım “aylık” grafiğine… Aylık grafik demek, grafikte gördüğünüz her mum, bir aylık fiyat hareketlerini kapsıyor demek.

Hisse kendini bildi bileli, benzer bir eğimle gidedurmuş. Sonra birden bire, ne hikmetse, 90 dereceye yakın bir eğimle, füze misali uçuşa geçmiş. Şimdi hemen temel analizci arkadaşlar itiraz edecek. Firmanın şöyle başarıları oldu, böyle böyle işler bağladı, milli gururumuz, rakibi yok da, tabii ki fiyata yansıyacak da falan filan.. Hemen sorayım, eskiden, yani o 90 derece açıya yakın ivmeyle yükselişe başlamadan önceki senelerde, savunma sanayiimiz çok mu önemsizdi? Ya da önceden bir sürü rakibi vardı da, firma tüm rakiplerini satın mı aldı?

Soru 2… Nasreddin hocanın bir fıkrası vardır. Kazan doğurdu diyince yüzünüzde güller açıyor da, kazan öldü deyince niye inanmıyorsunuz arkadaşlar? O dimdik yükselişi yaparken iyi de, aynı eğimle düşünce neden savunmuyorsunuz sonsuz bir şevkle hisseyi? Dimdik yükselebilen bir hisse aynı ivmeyle düşebilir de… Ne var bunda?

Gelelim düşmesini bir türlü kabullenemediğiniz, “çok düştü daha nereye düşecek yaa” dediğiniz, bir başka “bacası tüten” firmanın aylık grafiğine.. Hani ben şuraya  düşebilir dediğimde itirazların bini bir para olanlardan! Bakın grafikte alttaki pembe çizgi, grafiğin doğal eğimi 🙂 Hızlı çıkışlar da, çeşitli sebeplerle ivme kazanıp, sonra gerisin geriye aşağı indiği çıkışlar. Yani daha önce zaten aynı sürprizi yapmış, yükselişin başladığı yere hiç acımadan soluksuz inmiş. Şimdi hele bu enflasyon ortamında, üstüne bir de ambargo yedi ihracatta, neden düşmesin ki?

Bazen hisse aylık grafikte akıl almaz bir zirve yapmış olduğu halde, günlük grafikte al sinyali verebilir. Yatırımcı aylık grafiğe bakmadığı yetmezmiş gibi, günlükte kırılan desteklerde de stop olmaz. İşte bu nokta, küçük yatırımcının, “teknik-meknik hikaye, borsa bi kumar kardeşim, parası olan tahtayı indiriyor kaldırıyor, zaten hep robotlar bozuyor piyasayı” dediği nokta oluyor. Keşke bahane üretmesek de, ben neyi gözden kaçırdım acaba diye, biraz çuvaldızı kendimize batırsak, değil mi? Aslında siz analizinize gereken özeni gösterir, teknik analizin ezberlenmiş sıradan kalıplarından çıkıp, “kriz piyasasında nasıl analiz yapılır”ı öğrenmek için vakit ayırırsanız, kazanan siz olursunuz. Ama tabii bunun için, tüyo peşinde koşmayı bırakıp biraz çaba göstermeniz gerekiyor: Emeksiz kazancın bereketi olmaz derler ya…

Neyse, özetle… Aylık grafikte, duygularınızı işe karıştırmadan bakınca, aslında yükselişin normalden hızlı olduğunu, grafiğin geçmiş hareketlerine göre oranladığınızda, bir aşırılık içerdiğini, kolaylıkla, teknik bilmeseniz bile aklı selim bir bakış açısına sahipseniz, farkedersiniz. Aylık yada haftalık grafikte analizin amacı budur: büyük resmi genel hatlarıyla görmek… İşin güzel yanı, küçük yatırımcının o çok şikayet ettiği robotların, speklerin güniçi cambazlıklarından arınmış bir görünümle, daha az kafanız karışacağı için, daha makul kararlar alırsınız.

Sağlıcakla kalın,
Ayşenur Doğan
Twitter: @aysenurdogan88

 

 

 

 

 

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail